Değerli meslektaşlar,
Kekemelik müdahalesi alanında son iki yılda kayda değer bir paradigma değişimi yaşanıyor ve bence bu değişim, günlük klinik pratiklerimizi doğrudan etkileyecek nitelikte. 2024-2026 literatürünü taradığımda, geleneksel "akıcılık kazanma" hedefinin artık tek başına yeterli görülmediğini; kabul temelli, işbirlikçi ve danışan merkezli modellerin hızla yükseldiğini gözlemledim. Bu yazıda güncel kanıtlardan hareketle tabloyu özetlemek ve sizlerin saha deneyimlerini öğrenmek istiyorum.
Geleneksel Paradigmalar: Akıcılık Şekillendirme ve Kekemelik Modifikasyonu
Uzun yıllar alanımızı iki ana yaklaşım şekillendirdi: kekemelik anlarının ortadan kaldırılmasını hedefleyen akıcılık şekillendirme (uzatılmış konuşma vb.) ve kekemelik anlarına karşı tepkilerin normalleştirilmesini amaçlayan kekemelik modifikasyonu (Van Riper ekolü). Erken çocukluk döneminde ise doğrudan müdahalenin temsilcisi Lidcombe Programı ve dolaylı müdahalenin temsilcisi Demands and Capacities Modeli yaygın olarak kullanıldı. Bu yaklaşımların temel hedefi hep aynıydı: kekemelik sıklığını azaltmak veya ortadan kaldırmak.
Yeni Dalga: Kabul Temelli ve "Akıcılık Ötesi" Yaklaşımlar
Ancak 2024 Dünya Kekemelik ve Hızlı Konuşma Kongresi'nde sunulan ve Irani ve arkadaşlarının derlediği panel çalışması (2025), alandaki düşünce değişimini net biçimde ortaya koyuyor 1. Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT) ve Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) artık salt ek bileşenler değil, müdahalenin ayrılmaz parçaları olarak konumlanıyor. Byrd ve arkadaşlarının (2024) çalışmaları ise daha ileri bir adımı işaret ediyor: konuşma yeniden yapılandırma yaklaşımının tamamen terk edilip, bunun yerine iletişim yeterliliği, savunuculuk, dayanıklılık ve eğitim odaklı modellerin öne çıkması 1.
Kelman'ın (2025) "değişimin rüzgarları" olarak adlandırdığı bu trendin kültürler arası yansıması da ilginç. Choi ve arkadaşlarının (2025) Güney Kore'de 59 dil ve konuşma terapistiyle yaptığı anket çalışmasında, katılımcıların %54,1'i akıcılık ötesi yaklaşımlara açık olduğunu belirtmiş; ancak çoğu terapist akıcılık odaklı ve kabul temelli hedefleri birbirini tamamlayan bileşenler olarak değerlendirmeye devam etmiştir 2. Bu, Türkiye'deki meslektaşlarımızın tutumuyla da örtüşüyor olabilir.
Okul Çağı Çocuklarında Kanıt Geliyor: Palin STSC(8-14)
8-14 yaş grubu uzun süre kanıt düzeyi yüksek müdahale eksikliği yaşayan bir popülasyondu. Millard ve arkadaşlarının (2025) yürüttüğü çok merkezli fizibilite çalışması, 67 çocuk ve 37 terapist ile okullu çocuklara özel olarak geliştirilen Palin Kekemelik Terapisi (Palin STSC 8-14) programının uygulanabilirliğini ve yüksek tedavi bağlılığını (terapist uyumu %85,7) gösterdi; tam ölçekli randomize kontrollü çalışmanın artık gerekli ve yapılabilir olduğu sonucuna ulaşıldı 3. Erken çocuklukta ise Edwards ve arkadaşlarının (2025) güncel derlemesi, Lidcombe Programı'nın kekemelik şiddetini anlamlı biçimde azalttığına dair kanıtların güçlenmeye devam ettiğini bildiriyor 4.
Teknoloji ve Nörobilim Cephesi
Teknoloji tarafında, gecikmiş işitsel geri bildirim (DAF) üzerine 2000-2024 literatürünü kapsayan yeni bir sistematik derleme ve meta-analiz yayımlandı; DAF'ın kekemelik sıklığı üzerindeki anlık etkileri daha güçlü bir kanıt tabanına oturtuldu 5. Ayrıca uzaktan telekonuşma terapisi ile kekemelik tedavisinin etkinliğini araştıran klinik çalışmaların (NCT06937437) yürütüldüğünü ve nörobilim tarafında sol frontal korteks ile tamamlayıcı motor alana yönelik transkraniyal manyetik stimülasyon (TMS) çalışmalarının akıcılık üzerinde umut verici sonuçlar ürettiğini görüyoruz 6.
Karşılaştırmalı Özet
🔹 Akıcılık şekillendirme / Lidcombe: Kekemelik sıklığını azaltma — Güçlü ve güncellenen kanıt
🔹 Kekemelik modifikasyonu: Kekemelik tepkilerini normalleştirme — Orta düzey, güncel değerlendirmeye tabi
🔹 Kabul temelli / ACT-entegre modeller: Kabul, kaygı yönetimi, yaşam kalitesi — Hızla büyüyen kanıt; paradigma kayması 1 2
🔹 Palin STSC (8-14): Okul çağı bütüncül müdahale — Fizibilite tamamlandı, tam RCT bekleniyor 3
🔹 DAF ve nörotemelli teknikler: Anlık akıcılık artışı — Yeni meta-analiz ve pilot çalışmalar 5 6
Tartışma Sorusu
Bu tablo karşısında sormak istiyorum: Siz kendi klinik pratiğinizde kekemeliği olan danışanlarınızla çalışırken, akıcılık kazanmayı mı öncelikli hedef olarak mı koyuyorsunuz, yoksa kabul temelli ve iletişim güvenliği odaklı hedeflere mi ağırlık veriyorsunuz? İki yaklaşımı birlikte kullanıyorsanız, dengeyi nasıl kuruyorsunuz? Özellikle okul çağı çocuklarındaki Palin STSC modeli ve yetişkinlerdeki ACT entegrasyonu konusunda Türkiye'deki deneyimlerinizi paylaşırsanız memnun olurum.
Kaynaklar
- Irani, F. et al. (2025). Reimagining stuttering therapy and outcomes through an acceptance and collaborative lens. Journal of Fluency Disorders, 83. — https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC12118585/
- Choi, D. et al. (2025). Stuttering treatment goals beyond fluency: A non-Western perspective. Journal of Communication Disorders, 118. — https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0021992425000899
- Millard, S.K. et al. (2025). Palin Stuttering Therapy for School aged Children and usual treatment: A randomised controlled trial feasibility study. Journal of Fluency Disorders, 84. — https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40068403/
- Edwards, B.L. et al. (2025). Contemporary clinical conversations about stuttering. International Journal of Speech-Language Pathology. — https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/17549507.2024.2371870
- Iimura, D. et al. (2026). Immediate Effects of Delayed Auditory Feedback on Stuttering: A Systematic Review and Meta-Analysis. International Journal of Language & Communication Disorders. — https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/1460-6984.70283
- ClinicalTrials.gov (NCT06937437). Effects of Tele Speech Therapy on the Treatment of Stammering. — https://clinicaltrials.gov/study/NCT06937437