Değerli meslektaşlar,
Alternatif ve Destekleyici İletişim (ADİ / AAC) sistemleri, karmaşık iletişim gereksinimi olan bireyler için vazgeçilmez birer köprüdür. Ancak 2024-2026 literatürünü incelediğimizde, geleneksel resim değişim panolarından yapay zeka (AI) destekli dinamik ekranlara ve göz izleme (eye-tracking) teknolojilerine doğru devasa bir evrim yaşandığını görmekteyiz. Bu yazıda, özellikle otizm spektrum bozukluğu (OSB) bağlamında güncel AAC yaklaşımlarını ele almak ve klinik deneyimlerimi paylaşarak sizlerin görüşlerini aramak istiyorum.
Geleneksel AAC Yaklaşımlarından AI Destekli Sistemlere
Uzun yıllar boyunca AAC uygulamaları temel olarak düşük teknolojili resim panoları ve PECS gibi sistemler etrafında şekillendi. Günümüzde ise Benevento ve arkadaşlarının (2025) kapsamlı derlemesinde vurgulandığı gibi, yapay zeka entegrasyonu AAC cihazlarının bağlamsal farkındalık kazanmasını ve kelime tahminleme algoritmalarıyla iletişim hızını katbekat artırmasını sağlamaktadır 1. Vanderbilt Üniversitesi tarafından yayımlanan aile ve uzman perspektifi çalışmaları, kullanıcıların ve yakınlarının %73'ünün AI destekli adaptif AAC sistemlerini daha kişisel ve işlevsel bulduğunu göstermektedir 1.
Bunun ötesinde, yapay zeka destekli senaryo oluşturucular, terapistlerin "destekli dil uyarımı" (aided language stimulation) materyallerini bireyin anlık ilgi alanlarına göre saniyeler içinde uyarlamasına imkan tanımaktadır.
Otizm ve AAC: "İstek Bildirmenin" Ötesine Geçmek
Mifsud ve arkadaşlarının (2026) yayımladığı güncel sistematik derleme, klinik pratikte hâlâ yaygın olarak yapılan kritik bir yanılgıya dikkat çekmektedir: AAC müdahalelerinin çok büyük bir kısmı çocuklara sadece "istek bildirmeyi" öğretmek üzerine kurgulanmaktadır 2. Oysa sosyal etkileşim, duygu ifade etme, yorum yapma ve soru sorma becerileri en az istek bildirmek kadar kritiktir.
Erken yaşta AAC kullanımının, konuşmayan otistik çocuklarda yeni sözcük üretimini ve ortak dikkat becerilerini tetiklediğine dair kanıtlar güçlenmektedir 3. De Marchena ve arkadaşlarının (2025) vurguladığı üzere, doğru yapılandırılmış AAC sistemleri yalnızca çocukluk döneminde değil, yetişkinlikte istihdam ve bağımsız yaşam sonuçlarını da doğrudan iyileştirmektedir 3.
Karşılaştırmalı Değerlendirme
🔹 Düşük Teknolojili (PECS / Tablolar): Fiziksel kartlar, taşınabilir; İstek bildirme odaklı, dinamik değil — Temel ve kanıtlanmış
🔹 Standart Yüksek Teknolojili (DDS): Sentezlenmiş ses, sabit menüler; Kelime dağarcığı geniş, kişiselleştirme manuel — Güçlü kanıt tabanı
🔹 AI Destekli ve Göz İzlemeli AAC: Bağlamsal tahmin, adaptif arayüz; Yüksek iletişim hızı, maliyet ve teknoloji erişimi — Hızla yükselen yeni dalga 1
Tartışma Sorusu
Bu güncel gelişmeler ışığında sormak istiyorum: Klinik pratiğinizde AAC sistemlerine başlarken hâlâ geleneksel düşük teknolojili yöntemlerle mi başlıyorsunuz, yoksa doğrudan dijital/AI destekli araçlara mı yöneliyorsunuz? Ayrıca otistik bireylerle çalışırken iletişimi sadece "istek bildirme" aşamasından öteye, sosyal ve duygusal paylaşıma taşımak için hangi stratejileri kullanıyorsunuz?
Saygılarımla.
Kaynaklar
- Benevento, A.D., Ciulla, G., & Merlo, G. (2025). Future technologies in alternative and augmented communication: A scoping review of innovations. Frontiers in Communication, 10. — https://www.frontiersin.org/journals/communication/articles/10.3389/fcomm.2025.1607531/full
- Mifsud, S., Thomas, D., & Bowron, R. (2026). The Predominant Focus Is Still on Teaching Children to Make Requests: A Systematic Review of AAC for Autistic Adults and Children. International Journal of Language & Communication Disorders. — https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/1460-6984.70251
- De Marchena, A., Cuneo, N., Gurbuz, E., & Brown, M. (2025). Communication in autistic adults: An action-focused review. Current Psychiatry Reports. — https://link.springer.com/article/10.1007/s11920-025-01616-6