
Değerli meslektaşlarım,
Değerlendirmenin her kararımızı şekillendirdiği kliniğimizde, hangi testin, hangi amaçla kullanıldığını sorgulamak kanıta dayalı uygulamanın temelidir. Bu paylaşım, Türkiye'de kullandığımız standardize araçları hatırlatırken, uluslararası literatürdeki son bulgularla kendi uygulama alışkanlıklarımızı gözden geçirmeye davet ediyor.
Türkiye'de Standardize Değerlendirme Araçları
🔹 TEDİL (2–8 yaş): Alıcı ve ifade edici dil (morfoloji, semantik, sentaks) — A/B paralel formları tekrar ölçümleri güvenirleştirir.
🔹 TODİL (4–9 yaş): Dil gelişimi; 6 temel ve 3 tamamlayıcı alt test — tamamlayıcı alt testler profili derinleştirir.
🔹 TİFALDİ (okul çağı): İfade edici ve alıcı dil — sınıf içi dil yetersizliğinin izlenmesi için uygundur.
🔹 AAT (2–12 yaş): Sesletim; 48 resim, 5 sesletim pozisyonu — ses edinim normlarıyla karşılaştırma imkânı sağlar.
🔹 SST (geniş yaş bandı): Sesletim–sesbilgisi ayırıcı tanı (SET, İAT, SAT) — ayırıcı tanıda üç alt test birlikte yorumlanmalıdır.
🔹 TİGE 1–2 (8–36 ay): Ebeveyn raporlu; jest, sözcük, dilbilgisi — doğal ortam verisi sunar; tek başına tanı aracı değildir.
🔹 KEŞİDA-4 (çocuk ve erişkin): Kekemelik şiddeti; frekans, süre, doğallık, eşlik eden davranış — terapi öncesi–sonrası karşılaştırmada değerlidir.
Uluslararası Literatürden Güncel Bir Uyarı
Denman ve arkadaşlarının (2023) 335 dil ve konuşma terapistiyle yürüttüğü ankette dikkat çekici bir örüntü ortaya çıkmıştır:
Terapistler, testleri tasarlandıkları alanlar dışında ve uygun olmayan amaçlarla kullanma eğilimindedir. Tanı amaçlı araçlar psikometrik özelliklere göre seçilirken, tarama araçlarının seçiminde bu ölçüt önceliklendirilmemektedir.
Araştırmacıların vurgusu açıktır: tanılama gücü kanıtlanmamış bir araç, pratik veya kurumsal gerekçeler ne olursa olsun tanısal amaçla kullanılamaz. Ayrıca 2025 yılında ASHA dergilerinde yayımlanan bir pratik temelli araştırma (PBR) çalışması, eğitim ortamlarında zaman kısıtı altında uygulanabilen, kanıta dayalı bir değerlendirme aracının nasıl tasarlanabileceğini örneklemiştir; bu, klinik kısıtlar ile bilimsel standartları uzlaştırma çabalarının uluslararası düzeyde hızlandığını göstermektedir.
Klinisyenler İçin Pratik Kontrol Listesi
1️⃣ Testi neden kullanıyorum? Amaç (tarama, tanı, hedef belirleme, değişim izleme) araçla eşleşmeli.
2️⃣ Psikometrik veriler yeterli mi? Tanı için güvenilirlik, geçerlik ve tanısal doğruluk raporu aranmalı.
3️⃣ Doğal performans verisi alıyor muyum? Standardize testin yanına gözlem, dil örneklemi ve ebeveyn görüşü eklenmeli.
4️⃣ Değişimi ölçebiliyor muyum? Duyarlılığı kanıtlanmış ölçümlerle terapi ilerlemesi izlenmeli.
Meslektaşlarımla paylaşılan bu bilgiler üzerine bir soru yöneltmek isterim: kliniğinizde hangi testlerin hangisiyle değiştireceğinizi veya yanına hangi klinik gözlem yöntemlerini eklediğinizi paylaşırsanız, bu başlık Türkiye için değerli bir değerlendirme arşivine dönüşebilir.
Saygılarımla
Tartışma Sorusu: Sizin kliniğinizde bir testin "uygun olmadığı" ama "zaman ve kurum gereği" kullanıldığı bir durum yaşandı mı? Kanıta dayalı uygulamayı korumak için hangi uzlaşma yolunu buldunuz?
Kaynakça
① Denman, D., Cordier, R., Munro, N., Kim, J.-H., & Speyer, R. (2023). Standardized Measures Used Regularly by Speech-Language Pathologists when Assessing the Language Abilities of School-Aged Children: A Survey. Folia Phoniatrica et Logopaedica, 75(5), 334–349. https://doi.org/10.1159/000530718
② Practice-Based Research With Speech-Language Pathologists: Designing an Evidence-Informed Assessment Tool for Educational Settings. (2025). Language, Speech, and Hearing Services in Schools. https://pubs.asha.org/doi/10.1044/2025_LSHSS-25-00061
③ Gökkuşağı Özel Eğitim Merkezi. (2024). Dil ve Konuşma Bozuklukları Değerlendirme Araçları. https://ozelgokkusagi.com.tr/2024/10/22/dil-ve-konusma-bozukluklari-degerlendirme-araclari/